Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: "Fransa Türkiye'den özür dilemeli" dedi..


Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Fransız gemisinin rahatsız etme edildiği iddiasıyla alakalı olarak "Askeri değil politik bazı hesaplar peşinde meydana getirilen kumpaslar. Fransa Türkiye'den özür dilemeli" dedi.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: "Fransa Türkiye'den özür dilemeli" dedi..

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Libya'daki Mehmetçik ile bir araya geldi, Orta Akdeniz'de vazife icra eden Türk Deniz Görev Grubu gemisi TCG Giresun'u ziyaret etti.

Akar, bununla beraber Orgeneral Güler ile Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası kapsamında yapılan faaliyetleri yerinde incelemek suretiyle geldiği Libya'nın başkenti Trablus'taki temaslarını sürdürüyor.

Savunma Güvenlik İşbirliği ve Eğitim Yardım Danışma Komutanlığında sorumlu Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu ile bir araya gelen Akar, Mehmetçiğin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın direktifleri doğrultusunda karada, denizde ve havada mühim faaliyetleri yerine getirmeye devam ettiğini belirtti.

Akar, konuşmasında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı alınması ihtiyaç duyulan önlemler ile savunma ve emniyet mevzularına değindi. Türkiye ile Libya arasında 500 yıla varan ortak tarih, kültür, seka ve iman evliliği bulunduğuna işaret eden Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada ciddi sıkıntı, haksızlık, adaletsizlik vardı. Biz de burada atalarımıza yaraşır biçimde yapmamız ihtiyaç duyulan ne varsa, internasyonal hukuk, hakkaniyet neyi gerektiriyorsa bu manada buradayız ve sonuna kadar da burada olmaya devam edeceğiz. Libyalı kardeşlerimizle beraberiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın, bundan da vazgeçmemiz söz mevzusu değil."

Yurt haricinde sorumlu personelin ancak kendi görevlerini yapmadığını, hem de ülkelerini temsil ettiklerini ve bunun da kendilerine birtakım sorumluluklar yüklediğini bildiren Akar, şöyle konuştu:

"Bizim buradaki görevimiz askeri eğitim iş birliği ve danışmanlık. Elimizden geldiğince Libyalı kardeşlerimize bu alanlarda katkı sağlamaya çalışıyoruz. Darbeci Hafter'in tüm Libya'ya hakim olmak şeklinde hayali neredeyse gerçek olmak üzereydi. Fakat sizlerin katkılarıyla dengelerin değişmesi bunu durdurdu, engelledi. Bunu sadece hepimiz değil dünya çapında basın, akademi kurulları ve askeri çevreler de 'Türkler geldi buranın kaderi, Hafter'in durumu değişti' hükmünü rahatça söylüyor."

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) lideri Serrac'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yazdığı çayır mektubu üzerine Libya'da vazife yapmaya başladıklarını bildiren Akar, "Şimdi, o denli devlet başkanının bulunmuş olduğu ve üzerinde mutabık kalmış olduğu metni bir tarafa bırakmışlar Kahire'de kendilerine gore bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Bunlar işi sulandırmaktan, kaçak dövüşmekten başka bir algılama gelmiyor. Bu arada Mısır da kendince bir şeyler meydana getirmeye çalışıyor. Bunların hiçbirinin geçerliliği yok, bunların niyetleri herhangi bir halde çözüm, birlik ve birliktelikten yana değildir. Kendi şahsi menfaatlerini yerine getirme çabasındalar. Bunların niyetleri belli" ifadelerini kullandı.

Libya ordusunun, başkent Trablus'un güneyi ile Terhune ve çevresinde Hafter'e bağlı güçler tarafından oluşturulan toplu mezarlardan aralarında hanım ve evlatların da bulunduğu 200'den fazla ceset bulduğunu anımsatan Akar, "Bu bir insanlık suçudur. Bunlara karşı mücadele eden insanlarla berabersiniz. Bu, onurlu bir vaziyet ve tutumdur. Kederde de kıvançta da Libyalı kardeşlerimizle beraberiz. Libya Libyalılarındır. Biz Libyalıların hak ve hukukunu alması mevzusunda kendilerine uluslararası hukuka müsait metinler çerçevesinde destek olmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

Libya'daki Türk askerinin görevini güzide bir halde yerine getirdiğine dikkati çeken Akar, "Burada yaptıklarınız tarihteki önemli yerini kesinlikle alacaktır" dedi.Bakan Akar ve Orgeneral Güler, ondan sonra Mitiga Hastanesi'ne geçti. Bir devre Hafter milislerinin saldırılarına hedef olan hastanede araştırmalarda bulunan Akar ve Güler, buradaki Türk esenlik personeli ile de sohbet etti. 

Helikopterle TCG Giresun'a gitti 

Bakan Akar ve Orgeneral Güler hemen sonra askeri helikopterlerle Mitiga Havaalanı'ndan, Orta Akdeniz'de vazife icra eden Türk Deniz Görev Grubu gemisine geçmek üzere hareket etti.

Helikopterle TCG Giresun'a inen Akar ve Güler, Savaş Harekat Merkezi'nde çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Harekat Merkezi'ndeki görevlilerle tek tek görüşen Bakan Akar ve Güler gemi çalışanı ile bir araya geldi. Savunma ve güvenlik mevzularına ilaveten Akar, buradaki konuşmasında, Yunanistan'ın Ege'de son dönemde gerginliği artıran davranışlarına da dikkati çekti. 

  • "Uluslararası anlaşmalara aykırı olarak 23 adanın 16'sının silahlandırılması, askeri statü kazandırılması kabul edilemez" diyen Akar, "Bu çok açık ve net biçimde Lozan'ı ihlaldir. Dünyanın hiçbir yerinde karasuları 6 mil, hava sahası 10 mil olan bir ada yoktur. EGEAYDAK'da hiç bir şekilde mutabakat sağlanmamışken 'Hepsi benim' diyorsunuz. Bazı Yunan akademisyenler, siyasiler, emekli askerler de bizim dediğimiz yönde yorumlar meydana getirmeye başladı. Yunanlı dostlarımızdan aklıselimle yapılan bu değerlendirmeleri dikkate almalarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Deniz Kuvvetleri'nin Türkiye'nin hak, alaka ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam ettiğini dile getiren Akar, şu şekilde devam etti:

  • "Ege, Akdeniz ve Kıbrıs ile alakalı hiç bir oldu bittiye meydan vermeyecek, müsaade etmeyeceğiz. Türkiye'nin içinde olmadığı hiç bir çözüm uygun bir çözüm olmayacaktır, bunu her insanın bilmesi lazım. Türkiye, Kıbrıs'ta garantördür. Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin ve kendi haklarımızın gereği her neyse bugüne kadar olduğu şeklinde bundan sonrasında da aynı ciddiyet ve samimiyetle, aynı dikkat ve hassasiyetle oluşturmaya devam edeceğiz. Bizim hak ve menfaatlerimizin çiğnenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Diğer yandan da iyi komşuluk ilişkileri, diyalog, barışçıl yol ve yöntemler çerçevesinde internasyonal hukuka, deniz hukukuna uygun şekilde yapılması gereken ne var ise yapacağız."

Türk ve Yunan müdafaa bakanlıklarından askeri heyetlerin, ikisi Atina'da olmak üzere üç defa toplantı yaptığını hatırlatan Akar, dördüncü toplantının Ankara'da yapılmasını beklediklerini de söyledi.

'NATO'nun 'beyin ölümü' gerçekleşmemiştir'

  • "Türk donanmasının Fransız askeri gemisini taciz etmiş olduğu" yönündeki iddialara da değinen Akar, bunun tamamen reel dışı bulunduğunu kaydetti.

Bununla alakalı Türkiye’nin haklılığını kanıtlayan malumat, belge, görsel kayıtların müttefikler ve NATO karargahındaki sivil ve askeri yetkililerle paylaşıldığını anımsatan Akar, Fransa'nın ise kendi iddialarını kanıtlayan herhangi bir belge sunamadığına dikkati çekti.

Akar, "Tüm bu olaylardan sonra yapılanın askeri değil tamamen politik birtakım hesaplar peşinde meydana getirilen kumpaslar olduğunu, dolayısıyla Fransa'nın Türkiye'den özür dilemek zorunda bulunduğunu ifade ediyoruz." dedi.

NATO’nun hala dünyanın en güvenilir, caydırıcı ve sürdürülebilir ittifakı olmaya devam ettiğini vurgulayan Akar, şunları kaydetti:

  • "İttifakın sağlığı yerindedir, 'beyin ölümü' gerçekleşmemiştir. NATO, gücünü değişen emniyet ortamına başarıyla adaptasyonuna borçludur. Fransa dahil 30 NATO ülkesi, karada, havada, denizde, sivil ve asker unsurları ile dünya ve bölge barışı, istikrarı için gece gündüz savaşım ederken, 'NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir' gibi ifadeler doğru değildir. İttifakın temsil ettiği dayanışma ve müttefiklik geleneğine ciddi zarar veren bu söylemler, NATO’nun harbiden beyin ölümünü isteyenlerin işini kolaylaştırır."

TAKİP ET   Google News Abone Ol



Bir Yorum Yaz