Küresel Isınma, dünyayı tehdit ediyor


Son yıllarda yaşanan iklim değişiklikleri, giderek artan sera gazı etkisi çevreyi ve doğayı negatif etkiliyor.
Küresel Isınma, dünyayı tehdit ediyor
Küresel Isınma, dünyayı tehdit ediyor

Küresel ısınmanın neden olduğu tehlike ve tehditlerle alakalı açıklamalarda bulunan Ege Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Dinçer Ayaz, “Günümüzde küresel ısınma direkt insan aktivitesi kararı olup biten ve geçmişteki iklim değişmelerinden tamamen farklı bir durumdur” dedi.

 

Küresel ısınmanın, insan aktivitesi kararı sera etkisi meydana getiren gazların atmosferdeki oranlarının hızla artması olduğunu anlatım eden Prof. Dr. Ayaz, “Sanayi Devrimi ile artan insan aktivitesi, gelişen teknolojinin hızla yaygınlaşması ve yaşam standardının yükseltilmesi çabaları atmosferde sera etkisi yapan gazların miktarında gereğinden fazla artmaya neden olmuştur. Özellikle 20. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren sera gazlarının hızla artmasıyla küresel ısınmanın niçin olduğu ve insan başta olmak üzere bitki ve hayvan türlerinin hayatını tehdit eden doğa felaketleri görülmeye başlamıştır. Son 30-40 yıllık süreçte başta teknolojik gelişmelerin, aşırı yakıt tüketimi ve nüfus artışının da tetiklemesiyle atmosfere sera gazları salınımının artması, ozon tabakasının incelmesi şeklinde nedenlerle küresel ısınma olayının etkileri artarak devam etmektedir” dedi.

İNSAN AKTİVİTESİ SONUCU ARTAN SERA GAZI ETKİSİ

İnsan aktivitesi kararı sera gazlarının gereğinden fazla atmosferde birikmesinden dolayı birçok sıkıntının yaşanacağını söyleyen Prof. Dr. Ayaz, “Gereğinden fazla artışın temel sebebi kömür, petrol ve doğalgaz benzer biçimde yüzbinlerce yılda yeraltında oluşan fosil yakıtların aşırı ve bilinçsiz kullanılmasıdır. Örneğin petrol üretimi önümüzdeki son 15-20 sene içinde maksimum düzeyine ulaşacak ve rezervlerin sınırlılığı nedeniyle sonrasında giderek azalacaktır. Ancak mevcut rezervlerin 4’te biri hızla tüketilirse küresel ısınmanın geri dönüşümü olmayan bir noktaya geleceği tahmin edilmektedir. Sera gazları arasında aslolan belirleyici olan gaz karbondioksittir. Yapılan çalışmalarda atmosferdeki 750 milyar tonluk karbondioksit stokuna her sene insan aktivitesi kararı 3 milyar ton, okyanuslar tarafınca ise 4 milyar ton karbondioksit eklenmektedir. Bu miktar her geçen yıl artarak devam etmektedir” dedi.

İklim değişikliğine en fazlaca sebep olan karbondioksit emisyonundaki artış olduğunu belirten Prof. Dr. Ayaz, son yıllarda atmosferdeki karbondioksit oranın her sene 0,5 oranında arttığını ifade etti. Prof. Dr. Ayaz, hızla idame eden bu artışın atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonunu 140 yıl sonrasında iki katına çıkaracağını ayrıca 2050 yılına kadar bu miktarın sanayi dönemi öncesine gore bir buçuk kat fazla olacağını söyledi.

OLUMSUZ TABLOSU İLE KÜRESEL ISINMA

Küresel ısınmanın sonuçlarına değinen Prof. Dr. Ayaz, “Kutuplardaki buzulların erimesiyle son 25 yıl içinde deniz seviyesi ortalama 7-8 cm yükselmiştir. Hollanda, Almanya, Danimarka şeklinde ülkelerin toprakları deniz sularıyla kaplanacağı ve tuzlanacağı için verimsizleşerek, gıda üretimi azalacak, dünyada açlık krizine niçin olacaktır. Kutup bölgelerindeki donmuş toprakların tuttuğu mühim sera gazlarından karbondioksit atmosfere salınacak ve küresel ısınma etkilerinin daha da şiddetli seyretmesine niçin olacaktır. Atlas Okyanusundaki Golfstrim ve Labrador gibi su akıntıları ile diğer deniz ve okyanuslardaki su akıntıları da yavaşlayacak ve denizlerin sıcaklıkları artacağından, buralardaki canlı yaşamı büyük bir kaosa sürüklenecektir. Denizlerin akıntılarının azalmasından ötürü oluşacak gıda kıtlığı ve muhit kirliliği insan yaşamı başta olmak suretiyle bütün canlıları tehdit edecektir. Aşırı ısı artışı nedeniyle dünyada çölleşme yaygınlaşacaktır. Orman yangınlarının artmasına, buralarda iklimin kuraklaşmasına dolayısıyla istila rahatsızlıkların yayılmasına neden olacak. Aşırı sıcak ve soğuk, canlılarda kromozom sayısı ve yapısı mutasyonlarını artırarak canlıların irsi yapılarının değişmesine yol açacak. Gece-gündüz sıcaklık farkını giderek azaltacak. Asit yağmurlarının ve birçok tabiat felaketinin zincirleme oluşmasını tetikleyecek” dedi.

Prof. Dr. Ayaz, 140 senedir dünyanın birçok yerinde tutulan atmosfer sıcaklık ölçüm kayıtlarına göre 1860-2000 yılları arasında küresel sıcaklığın ortalama 0,5-0,7 ℃ artmış bulunduğunu, sayısal olarak minik gözüken bu ısı değişimlerinin iklim kuşakları, doğal ömür alanları ve insanların toplumsal yaşamları üstünde büyük etkisi bulunduğunu söyledi.

TAKİP ET   Google News Abone Ol



Bir Yorum Yaz