Felsefe Nedir, Ne değildir


Felsefe ne değildir? Sorusuna yanıt bulmadan önce genel anlamıyla felsefenin ne olduğuna, diğer sosyal bilinçlerden farkına ve son olarak konumuz olan felsefenin ne olmadığı üzerinde duracağız.
Felsefe Nedir, Ne değildir

Felsefe Nedir?

Felsefe, dünya görüşlerinin genel bir toplamıdır; fakat bu tanım felsefeyi diğer sosyal bilinçlerden ayırt edici özellik olarak ortaya konulamaz. Tanımdan önce malumatın – kavramın- kelime anlamının bilinmesi gereklidir. Felsefe terimi köken olarak “sofya, aşkına” gelmektedir. Akademilerde öğretilen genel malumat anlamı ise “bilgelik aşkına” olarak tercüme edilir. Felsefe kavramının “sofya aşkına” olarak belirlenmesi Eflatun’a dayanmaktadır. Eflatun’un görüşü çerçevesinde insan, ölümlülüğü ve idrak yetersizliği sebebiyle asla bilgelik kavramını öznel bir özellik olarak taşıyamayacak, ancak insanın “bilgeliğe aşk” kavramı ile yetinmesi mümkündür Eflatun iki kavram arasındaki çizgiyi kesin farkıyla belirtmiştir.

Felsefenin malumat anlamı ve yüzeysel nedir sorusuna yanıt bulduktan sonra en önemli diğer mesele felsefenin temel sorununun ne olduğudur. Felsefe, madde ile bilinç, doğa ile zihin arasındaki ilişkiyi inceler. Bu soruna verilen yanıt çerçevesinde diğer felsefe sorularını bu ilişkide yanıtlarız. Böylelikle felsefe dünyayı bir bütün olarak ele alan fikirler sistemi oluşturur ve gerçekleşen olaylara bir açıklama ortaya koyar.

Felsefenin Diğer Sosyal Bilinçlerden Farkı

Felsefenin dışında kalan diğer alanlar bunlar; matematik, fizik, kimya, biyoloji şeklinde örneklendirebilir. Felsefe, yapısından doğan özü nedeniyle sorular önemlidir. “Cüzdanımda kaç lira kaldı” felsefe sorusu değildir. Felsefi sorular ilk bakışta soyut ve teorik olmalıdır. Felsefe düşünsel bir eylem olduğu için soyut, akıl bağlamında ilerlediği için teorik olmalıdır. Bu iki kıstasın dışında felsefi soruların pratik bir tema belirlemesi de olağan bir durumdur.

Thales’ten başlayan felsefe serüveni başlangıçta bilim disiplinleri ile birlikte ele alınmaktaydı. Matematiğin, fiziğin dönemimizdeki kadar gelişmemiş olması bir filozofun birçok alanla ilgilenebilmesini mümkün kılmaktaydı. Modern dönemde ise her bilim disiplinin altında daha özel konularda uzman olmayı gerektirmektedir. Örneğin biyoloji>evrim>x kuramı şeklinde olmakta.

Felsefe ve diğer bilim disiplinlerinin beraberliği Viyana Çevresinde –mantıkçı pozitivist görüşünün de hâkimiyeti ile ayrıma gidilmiştir. Felsefe ve diğer bilim disiplinleri arasındaki ilişki yine devam etmektedir. Örneğin; Dil Felsefesi Wittgenstein.

Felsefe yanıtları ararken “Niçin” sorusuna yanıt ararken bilim “Nasıl” sorusuna yanıt aramaktadır. Bilim araştırdığı bir konuyu kesitler halinde incelerken felsefe bir bütün olarak ele alır.

Sonuç itibariyle yüzeysel olarak felsefenin diğer sosyal bilinçlerden farkını çözümledik.

Felsefe Ne Değildir?

Felsefenin ne olduğuna ve diğer sosyal bilinçlerden farkının ne olduğunu çözümledikten sonra ne olmadığını çözümleyeceğiz.

Pozitivistlere göre özel bilimler felsefeye gereksinim duymaz. Hatta onlara göre felsefe; bilimsel bilginin ediliş sürecine aykırı olduğu için ortadan kalkmalıdır. Pozitivistlere göre felsefe ne değildir sorusundan öte felsefe yanlış bir yöntemdir sonucu çıkmaktadır.

Felsefe bir edebiyat değildir. Bu bağlamda Homeros ve Hesiodos göz ardı edilmemelidir. Felsefe metinlerini, edebiyat metinlerinden ayırt edici özelliği amaç, biçim ve süreç olarak ifade edilebilir. Felsefe metinleri amacı itibariyle -aklın kullanıldığı- dünya görüşünün ortaya konulduğu ve sorulara yanıt aranması ile ayırt edilir. Edebiyat ise okuyucuda estetik zevk uyandırmak amacıyla yazılır. Biçim olarak ise felsefe yazı olarak kendini ifade eder. Edebiyat ise şiir gibi daha farklı yollardan kendini ifade etmektedir. Edebiyat ve felsefenin birbirinden son ayırt edici özelliği ise süreçtir. Felsefe metinlerinde sürecin, sonuçtan önemli olduğu aşikârdır lakin edebiyatta süreçten ziyade sonuç daha önemlidir.

Sonuç olarak felsefe birçok disiplinlerden farkı ve benzerliği mevcuttur. Başlangıçta Bilim-Felsefe ilişkisinin bir olması ardından Viyana Çevresi ile keskin çizgiler ile ayrılmış olması neticesinde tek başına bilimin veyahut felsefenin tek ele alınamayacağı anlaşılmıştır. Felsefenin akıldaki muğlaklığı gidermesi, bir dünya görüşü sağlaması gibi pratik, teorik hayatta da diğer disiplinlere bakış açısını şekillendirmektedir.

Kaynakça

Spirkin. Felsefenin Temelleri, (Çev. Erki Kıroğlu), Yazılama, İstanbul: 2017.

P.Şeptulin. Marksist Leninist Felsefe, (Çev. Doğan Görsev, Pınar Arslan), Yazılama, İstanbul: 2017.

TAKİP ET   Google News Abone Ol



Bir Yorum Yaz