admatic mobil pc 

Erdoğan: Neden Netflix, YouTube ve Twitter gibi sosyal medyalara karşı olduğumuzu Anlıya biliyor musunuz ?


Kızı Esra ile damadı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın yeni doğan bebekleriyle ilgili sosyal medyada yapılan hakaret içerikli yorumlara sert reaksiyon gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Niçin YouTube, Twitter, Netflix gibi toplumsal medyalara karşı olduğumuzu anlıyor musunuz? Bu ahlaksızlıkları ortadan kaldırabilmek için" ifadesini kullandı.
Erdoğan: Neden Netflix, YouTube ve Twitter gibi sosyal medyalara karşı olduğumuzu Anlıya biliyor musunuz ?

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans yoluyla düzenlenen 138. AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.

Erdoğan, Türkiye'nin koronavirüs salgını dönemini başarıyla geçiren bir ülke olduğunu ve dünyada takdirle izlendiğini vurgulayarak, temizlik, maske ve mesafe kurallarına daha sıkı riayet edilmesiyle başarıları taçlandıracaklarını ifade etti. 


​Ortadaki bu açık başarıya karşın Avrupa başta olmak suretiyle kimi ülkelerin Türkiye'ye yönelik kısıtlayıcı politikalar izlemesinin sağlık değil siyasal sebepli bulunduğunu dile getiren Erdoğan, "Bugüne kadar ülkemizin önüne çıkarılmış her engeli iyi mi adım adım aştıysak bunların da üstesinden geleceğiz" ifadesini kullandı.

'2020'yi inşallah bir kez daha herkesi şaşırtan bir gelişme oranıyla kapatacağız'

Normalleşme takvimiyle istila sürecinde ara verilen tüm ticari faaliyetlerin kademeli olarak başladığını anımsatan Erdoğan, üretim ve istihdamı desteklemek için devletin imkanlarını sonuna kadar kullandıklarını söyledi. 

Her ne kadar içeride ve dışarıda birileri kötümserlik havası estirse de Türkiye'ye güvendiklerine ve hedeflere ulaşacaklarına inandıklarına dikkati çeken Erdoğan, "Haziran ayıyla alakalı ilk veriler bu doğrultuda ümit verici gelişmelere işaret ediyor. Temmuz ayıyla beraber oldukça daha büyük bir sıçrama içine gireceğimizden kuşku duymuyoruz. Yıl sonuna ulaştığımızda Avrupa başta olmak suretiyle bütün dünyada kayıp olarak görülen 2020'yi inşallah bir kere daha herkesi şaşırtan bir gelişme oranıyla kapatacağız" dedi.

'Polemik değil yaratı siyaseti, yalan değil hizmet siyaseti yaparak yolumuza devam edeceğiz'

Erdoğan, salgın döneminde dahi açılıştan açılışa koşmalarının, Türkiye'nin potansiyeli ve gücünün ifadesi olduğuna işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

  • "Şu anda önümüzde yılın tamamına yayılan yoğun bir açılış takvimi var. Bu açılışların bir kısmını bizzat yerine giderek, bir kısmını telekonferansla iştirak ederek gerçekleştireceğiz. Mesela cuma günü Konya Ovası Sulaması'nın, cumartesi günü Kartal Devlet Hastanesi ile Gelir İdaresi Başkanlığı Ataşehir Hizmet Binası'nın, pazar günü yapımı tamamlanan hidroelektrik santrallerinin açılışını yapıyoruz. Polemik değil yapıt siyaseti, gerçek dışı değil hizmet siyaseti, iftira değil hak ve hakikat siyaseti yaparak yolumuza devam edeceğiz."

'Hiçbir vatandaşımızın ve emniyet görevlimizin kanını yerde bırakmadık'

Sınırların içinde ve haricinde Türkiye'nin güvenliğini sağlamaya yönelik operasyonları istila döneminde de kesintisiz sürdürdüklerini anlatan Erdoğan, terör örgütüne tarihinin en büyük darbesini vurduklarını belirtti.

Erdoğan, "Irak sınırlarımızda ülkemize yönelik saldırılar için nerede ise 40 yıldır üs olarak kullanılan yerleri birer birer teröristlerden temizliyoruz. Aynı halde Suriye'de terör örgütünü adım adım takip ediyor, kimin peşinde saklanırlarsa saklansınlar gerektiğinde kafalarını eziyoruz. Hiçbir bölgesel hesabın ülkemizin güvenlik önceliklerinin önüne geçemeyeceğini muhataplarımıza her fırsatta söylüyoruz" diye konuştu.

Benzer bir mücadeleyi Doğu Akdeniz ve Libya'da da verdiklerini aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

  • "Libya'nın meşru hükümetinin ülkenin birliği, bütünlüğü ve geleceği için yürüttüğü mücadeleyi destekliyoruz. Lafa vardığında de demokrasi, insan haklarını, hukuku kimseye bırakmayan kimi devletlerin darbecilere kol kanat germesini de ibretle takip ediyoruz. Türkiye, Libya halkını darbecilerin insafına bırakmayacak, uluslararası meşruiyet sınırları arasında hareket etmeyi sürdürecektir. Salgın döneminde kendi vatandaşlarının yardım çığlıklarına kulak tıkayanların, Türkiye'nin insan hakları ve hukuk alanındaki duruşunu sorgulama hakkı yoktur. Dünya 21. Yüzyılın ilk çeyreğini, özellikle de tamamlamaya doğru giderken, bazılarının hala sömürgeci reflekslerinden kurtulamamış olması ise kendi ayıplarıdır. Biz, medeniyetimizden ve tarihimizden aldığımız ilhamla kendimiz ve dostlarımız için doğru olanları oluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz."

'Yaptığımız her icraatta 83 milyon vatandaşımızın sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz'

Erdoğan, AK Parti'nin kurulduğu günden beri bütün yönetim mekanizmalarında istişareyi esas alan, bunu kurumsal düzeyde periyodik ve etkin şekilde işleten bir parti olduğunu söyledi. Üyelerden mahalle temsilcilerine, ilçe ve il teşkilatlarından genel merkeze kadar uzanan istişare yayınlarını hep açık tutmaya özen gösterdiklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Teşkilatı ile videokonferans yöntemiyle müzakere gerçekleştirdi. 

  • "Parti politikalarımızı oluştururken kendi içimizde her ölçüde görüşlerimizi serbestçe anlatım ettik. Değerlendirmelerimizi yaptık ve bunun peşinden karara vardık. Politika tespitini genel merkezimizde, yürütmeyi Cumhurbaşkanı Kabinesi'nde, yasama çalışmalarını da Meclis grubumuz bünyesinde sürdürüyoruz. AK Parti, işte bu sac ayağı üzerinde yükseliyor. Aldığımız her kararda, attığımız her adımda, yaptığımız her icraatta 83 milyon vatandaşımızın sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz. Seçimlerde aldığımız oyun, potansiyelimizin ancak bir bölümünü oluşturduğunu asla unutmuyoruz. Ülkesine, milletine, değerlerine, geçmişine hasım bir avuç mankurdu bir kenara bırakacak olursak, AK Parti'nin bu ülkede yeterince gayret göstermesi halinde ulaşamayacağı ve gönlünü kazanamayacağı hiç kimse yoktur. Daha da önemlisi, küresel düzeyde özellikle de savunduğumuz misyon ve ilkelerle kendi yurttaşlarımız yanında tüm ümmeti ve insanlığı kuşatan bir mesuliyetin de altında bulunuyoruz. Hep söylediğim gibi, bilhassa partimizin kaderi Türkiye'nin kaderiyle bütünleşmiştir. Her zaafımız, her kaybımız, her eksiğimiz, her hatamız ancak partimize değil, Türkiye'ye zarar veriyor. Aynı halde, Türkiye kaybettiğinde umudunu bize bağlamış, yüz milyonlarca dostumuzun, kardeşimizin de yüreğine ateş düşüyor"

'Kişisel hesaplara, kaprislere, kibre, adaletsizliğe ve kayırmacılığı yer yok'

Türkiye'nin, dünyadaki tüm mazlumlar ve mağdurlar için güven, huzur, adalet, huzur ve umudun adı bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, "Edirne'den Kars'a, Sinop'tan Mersin'e ülkemizin dört bir tarafındaki teşkilatlarımızda görev alan her bir kardeşimizin meseleye bu şekilde bakmasını istiyorum. Milletin, ümmetin ve insanlığın yükünü omuzlarında, vebalini yüreğinde sezmek demek gözümüze uyku girmemesi demektir. Bu tabloda şahsi hesaplara, kaprislere, kibre, enaniyete, haksızlığa, adaletsizliğe ve kayırmacılığı yer yoktur" diye konuştu.

Erdoğan, her an ve her yerde insanların gönül kapılarını açma gayreti nakliyat mecburiyetinde olduklarını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

  • "Aksi takdirde milletimize mahcup olmanın yanında koskoca bir uygarlık davasına zarar vermiş duruma düşeriz. Genel Başkanından üyesine kadar AK Parti'nin bütün mensupları bu şuurla hareket etmekle mükelleftir. Diğer türlü bulunduğumuz yerlerin hakkını verememiş oluruz. Bu mevzuda en büyük vebal sahiplerinden biri kendi şehirlerimizin baş sorumlusu olan siz il başkanlarımızsınız. Sizlere düşen hem parti bünyesinde hem halk nezdinde derleyen, toparlayan, motive eden ve ileriye taşıyan mevkiinde bulunmaktadır. Herkesi kucaklamayan, herkesin gönlünü kazanmayan ve herkesi çalıştırmayan bir il başkanı tasarım edemiyorum. Hele hele halktan kopuk, kapısı 24 saat insanlara açık olmayan, herkesin derdi ile dertlenmeyen, çözülebilecek her meseleyi önüne ekleyip neticelendirmeyen bir il başkanı asla AK Parti'ye yakışmaz."

'Halka tepeden bakarak politika yapmak tek parti CHP'sinin ve onun izinden giden faşistlerin yöntemidir'

Klasik ve toplumsal medya ile dijital imkanların mühim olduğunu ancak hiçbirinin karşı karşıya iletişimin yerini tutamayacağını anlatım eden Erdoğan, "Bir insana dokunmadan, gözlerine bakmadan yüreğindeki sıkıntıyı veya sevincini hissetmeden politika yapılamaz. Halka tepeden bakarak siyaset yapmak tek parti CHP'sinin ve onun izinden giden faşistlerin yöntemidir. CHP geleneği 'halka rağmen' siyaseti üstüne kuruludur. Bizim politika geleneğimiz ise 'millet için ve millet ile beraber' esasına dayanır" dedi.

'Henüz gönlünü kazanamadığımız insanlarımız bulunuyor'

Erdoğan, hakkın ve halkın rızasını gözetmeyen hiçbir hususun kendi siyasetlerinde yer bulamayacağına işaret ederek şu şekilde konuştu: 

Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu'nda İstanbul Sandık Başkanları Buluşması'nda konuştu: CHP ve avaneleri, onlar naylon poşetle icrada bulunuyorlar, bizim ise biliyorsunuz kenevirden dokunmuş torbalarımız var, size hediyemiz olacak. Bu 'Sıfır Atık Projesi'nin çevreci yaklaşımıdır. Naylon poşetler yüzlerce yıl yok olmuyor. Onlar toprağın katilidir.

  • "Bu halde davrandığımız, hizmet verdiğimiz, mücadele ettiğimiz ve çalıştığımız sürece Allah'ın izniyle AK Parti'nin önünü kimse kapatamaz. Başarılarımızı elbet kendi çabamızla elde ettik fakat kaybettiklerimizin de sorumlusu biziz. Bu kayıpların sebebi rakiplerimizin mahareti değil kendi beceriksizliğimiz yada hatalarımızdır. Zaferin hikmetini kendinde, hezimetin sorumluluğunu başkasında bulan yanlış yapar. Biz çalışırken hasbi olmamızla birlikte muhasebe yaparken de samimiyeti elden bırakmayacağız. Seçimler siyasal partilerin adeta karne günleridir. Önümüzde 2023 yılına kadar istediğimiz şekilde çalışabileceğimiz geniş bir zaman var. Bu süreyi en verimli, en iyi ve en etkili biçimde kullanarak seçim günü milletimizin karşısına kalbimiz mutmain bir halde çıkmalıyız. Aslında devletimizde AK Parti'ye ve yaptığı hizmetlere reel manada karşı kimse yoktur. En azılı muhaliflerimiz bile dile getirmeseler de kendi içlerinde AK Parti'nin başarılarını takdir ediyor. Sadece bizim hemen hemen gönlünü kazanamadığımız insanlarımız bulunuyor. İşte bu anlayışla durmadan, dinlenmeden çok daha büyük başarılar için gece gündüz çalışacağız. Büyük kongre sürecimizi bu doğrultuda enerjimizi ve azmimizi yenileme fırsatı olarak görüyorum."

'İl kongrelerini 4 ayda bitirmeyi planlıyoruz’

Erdoğan, 2019 Aralık'ta belde kongrelerini ve il kurultay süreçlerini başlattıklarını hatırlatarak şu bilgileri verdi:

  • "Şubat ayında da belde kongrelerimizi tamamlayarak ilçe kongrelerimize geçmiştik, bilhassa istila başlayana kadar 186 ilçemizde kongrelerimizi büyük bir coşku ve katılımla tamamlamıştık. Hastalığın yayılma tehdidi karşısında kongrelerimize ara vermek durumunda kaldık. Nasipse ağustos ayının sonundan itibaren kongrelerimize kaldığımız yerden devam edeceğiz. Tabii bu dönemde kongrelerimizi 'tamam' olarak ifade ettiğimiz temizlik, mesafe ve maske şartlarına uygun şekilde yapacağız. Amacımız ekim ayı nihayetinde ilçe kongrelerimizi tamamlayarak il kongrelerimize geçmektir. İl  kongrelerimizi de 4 ayda bitirmeyi planlıyoruz. Ardından da 7. Olağan Büyük Kongre tarihimizi açıklayacağız. Bu süreçte kadrolarımızı değer merkezli siyaseti prensip edinmiş, çalışkan, gayretli, yetenekli arkadaşlarımızla zenginleştirmek istiyoruz. Bunun için fazlaca titiz bir emek harcama yürütüyoruz. Adeta ilmek ilmek örerek 2023 kadrolarımızı oluşturuyoruz."

'AK Parti ailesinden tek bir bireyin bile eksilmesine gönlümüz rıza göstermez'

Erdoğan, büyük ve güçlü Türkiye heyecanını paylaşan, ülkenin yetişmiş bütün değerlerini özellikle de gençleri ve bayanları partisinde görev almaya davet ederek, kuruluşundan bugüne AK Parti'ye hizmet etmiş tüm teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

"Bugün dünyanın gıpta ile bakmış olduğu bir ülke haline gelmişsek bunda her birinizin emeği ve emek ürünü vardır. Bizim davamızda eski yeni ayrımı yoktur" diyen Erdoğan, AK Parti çatısı altında sorumluluk üstlenmiş herkesin bu davanın asli sahibi olduğunun altını çizdi. 

  • Erdoğan, "Daha önceki dönemlerde ve yeni yapılan kongrelerimizde vazife alan da rolü bırakan da partinin ayrılmaz bir parçasıdır, hep öyleki kalacaktır. Yarışımız ancak hizmetler mevzusunda olabilir. Bunun haricinde hepimiz büyük AK Parti ailesinin aynı kıymette birer mensubudur. Yolunu şaşıranlar, kibrine tutsak düşenler, hırsını aklının ve benliğinin, davasının önüne koyanlar dışında AK Parti ailesinden tek bir ferdin bile eksilmesine gönlümüz rıza göstermez" diye konuştu.

'Her yeni üyemiz için bir fidan dikeceğiz'

Kadrolarını daha güçlü yapma konusunda örgüt eğitimlerini son derece önemsediğini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: 

  • "Önümüzdeki dönemde mahalle, belde, ilçe ve il teşkilatlarımızın tüm kademelerini kapsayan çok ciddi bir eğitim emek vermesi planlıyoruz. Asla ihmal etmememiz gereken hususlardan biri de yeni üye kazanma çalışmalarıdır. Teşkilatlarımız gönül seferberliği anlayışıyla bu çalışmaları yürütüyor. Ülkemizin dört bir yanında yurttaşlarımıza son 18 yılda yaptığımız hizmetleri anlatırken partimize yeni üyeler de kazandırıyoruz. Dünyanın en büyük sivil camia kuruluşu olan partimizin üye sayısını çok daha geniş bir tabana sahip olmak için tertipli halde artırmakta kararlıyız. Hedefimiz her sene 1 milyon yeni üye yapmaktır. Böylece 2023'te 15 milyon üyeye ulaşmış olacağız. Bu seferberlikte özellikle gençlik kollarımızdan hassas bir emek harcama bekliyorum. Gençlerimizin partimize kazandırılmasının bizi oldukca daha güçlü kılacağına inanıyorum. Üye seferberliği çalışmamızı çevreci bir kampanya ile de taçlandırmak istiyoruz. Bu kapsamda her yeni üyemiz için bir fidan dikeceğiz. Kasım ayında aynı anda bütün yeni üyelerimizle fidanlıklarda buluşmak istiyoruz. 2023 hedeflerimize el ele omuz omuza yürürken aramıza nifak tohumları atmak isteyenlere de fırsat vermeyeceğiz."

'Dünyaya gözlerini hemen hemen açmış bir bebek üstünden ailesine saldıran bu alçakların peşini bırakmayacağız'

Bazı konular üstünde konuşmanın bile insanın kalbini acıttığını belirten Erdoğan, aile olarak birkaç gündür bu tür can acıtıcı bir meseleyle yüz yüze olduklarını dile getirdi.

Önceki gece sekizinci torunu Hamza Salih'in dünyaya geldiğini anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

  • "Rabbim cümle evlatlarımızla birlikte Hamza Salih'e de hayırlı, sıhhatli ve uzun bir ömür nasip etsin. Berat Bey, evladının doğumunun sevincini bir sosyal medya mesajı ile kamuoyuyla paylaştı. Bu mesajın altına 10 binlerce şahıs tebriklerini ve iyi dileklerini anlatım eden yorumlar yazdı. Ancak sayıca az da olsa, bırakınız ahlakı, namusu, haysiyeti, insanlıktan dahi nasibini almamış kalbi kararmış bazı alçaklar, içlerindeki kötülüğü sergileyen hakaretlerle bu güzel iklimi kirletmeye çalıştı. Yargı ve emniyet teşkilatlarımız hemen harekete geçip bu haysiyetsizlerin kimliklerini tespit etmeye ve işlem oluşturmaya başladı. Dünyaya gözlerini henüz açmış bir bebek üzerinden ailesine ve onların temsil ettiğini düşündükleri değerlere saldıran bu alçakların peşini bırakmayacağız. Hukuk önünde bu esfel-i safilinlerin her birinden işledikleri suçun hesabını elbet soracağız."

Benzer saldırıları değişik vesilelerle daha önce de yaşadıklarını anımsatan Erdoğan, son yıllarda bu tür ahlaksızlıkların artmasında hem mecraların kontrolsüzlüğünün hem de organize saldırıların kolaylaşmasının görevi olduğuna dikkati çekti.

'Parlamentomuzdan bu tür toplumsal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, test edilmesini istiyoruz'

"Niçin YouTube, niçin Twitter, neden Netflix, neden şu, bu gibi sosyal medyalara karşı olduğumuzun ne demek bulunduğunu anlıyor musunuz? İşte bu ahlaksızlıkları ortadan kaldırabilmek için" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle konuştu:

  • "Sevgili vatandaşlarım, bunlar ahlak sahibi değil. Akif diyor ya, 'Ahlakın izmihlali ne müthiş izmihlal, ne millet kurtulur zira, ne milliyet, ne istiklal'. Evet, biz ahlakı yüce, medeniyet değerleri ulu bir milletin torunlarıyız, evlatlarıyız. Bu millete layık olmayan bu gelişmeleri yaşamak istemiyoruz, görmek istemiyoruz. Burada üstünde durmamız gereken aslolan konu, medya ve özellikle sosyal medya mecralarının iyi mi olup da bu şekilde bir kokuşmuşluğun aracı haline dönüştükleridir. Yalanın, iftiranın, benlik haklarına saldırının, itibar suikastlerinin alıp başını gittiği bu mecraların bir düzene sokulması şarttır. Bu millete, bu ülkeye bu tür mecralar yakışmıyor. Onun için de bir an ilkin hepimiz bu tarz şeyleri parlamentomuza getirip, parlamentomuzdan bu tür toplumsal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol edilmesini istiyoruz."

Erdoğan, toplumsal medya mecralarını test eden küresel firmaların Batılı ülkelerdeki temsilcilikleriyle içerikle alakalı her türlü hukuki ve mali sorumluluğu üstlendiğinin ama Türkiye'nin de aralarında olduğu birtakım ülkelerde bu sorumluluktan ısrarla kaçındığının altını çizerek, sözlerini şöyleki sürdürdü: 

  • "Unutulmamalıdır ki bizim ailemizin başına gelenleri ülkemizin tüm fertleri yaşayabilir. Hiç kimsenin izzetinefsini koruma hakkı elinden alınamaz. Bir kişinin yüzüne karşı ifa edildiğinde kabahat olan her şey, medya ve sosyal medya mecralarında yapıldığında da aynı sonuçla karşılaşmalıdır. İnternet mecralarını kullananlar suç işleme konusunda layüsel değildir. Cinsel istismar, müstehcenlik, kumar, dolandırıcılık, suça teşvik, terör propagandası, hakaret başta olmak suretiyle kanunların kabahat saydığı her mevzuda hak arama ve önleme yolları aleni olmalıdır. Milletimize karşı sorumluluklarımız bu doğrultuda ihtiyaç duyulan mekanizmaları kurmayı ve işletmeyi gerektiriyor. Amerikalısı Avrupalısı, Çinlisi bu imkana sahipken, 83 milyon Türk vatandaşının toplumsal medya terörü karşısında eli kolu bağlı kalmasını kabul edemeyiz. Bu konuda kapsamlı bir hukuki düzen üstünde çalışıyoruz. İnternet ve sosyal medya mecralarının vatanımızda bir an ilkin hukuki ve mali muhataplık tesis etmeleri için ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız."

'Türkiye bir muz cumhuriyeti değil, idari ve adli kurumlarını hiçe sayanları biz de hiçe sayarız'

Hukuki düzen tamamlandığında erişim engeli ile adli ve mali yaptırımlar dahil her türlü yöntemin devreye sokulacağını belirten Erdoğan, "Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir. Bu ülkenin yönetimsel ve adli kurumlarını hiçe sayanları ikimiz de hiçe sayarız" dedi.

  • "Hukuk devleti ilkesi, demokrasinin vazgeçilmez şartıdır. Asıl bu mevzuda gerekeni yapmazsak demokrasiye ve hukuka aykırı davranmış oluruz" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyleki devam etti:
  • "Buradan Adalet Bakanlığımıza, Meclis grubumuza ve alakalı tüm kurumlarımıza mevzuyla alakalı düzenlemenin süratle hazırlanması ve yürürlüğe sokulması çağrısında bulunuyorum. Yasama süreci bitmeden bu meseleyi halletmiş olacağımızı umut ediyorum. Artık bu tür konularda 'kim, ne der' yerine 'ülkemizin neye ihtiyacı var' sorusuna yanıt arayacağız. Türkiye'ye karşı çifte standart uygulayanları da kendi ilkesizlikleri ve onursuzluklarıyla baş başa bırakacağız."

TAKİP ET   Google News Abone Ol



Bir Yorum Yaz