Cumhurbaşkanı Erdoğan alınan kararları tek tek açıkladı !


Son dakika haberine gore, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kabine toplantısı sonrası flaş açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kısa Çalışma Ödeneği'nden faydalanma süresini 1 ay daha uzatıyoruz. Bununla bağlantılı, nakdi ücret desteği de 1 ay daha devam edecek." açıklamasında bulundu. Erdoğan aynı zamanda, "Yarın 926 devlet korumasındaki gencimiz ile 274 şehit yakınımız, gazi ve gazi yakınımız kura ile amme kuruluşlarına yerleştirilecek." dedi. Öte taraftan çoklu baro düzenlemesiyle alakalı teklifin yarın sabah verileceğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan alınan kararları tek tek açıkladı !

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yarın 926 devlet korumasındaki gencimiz ile 274 şehit yakınımız, gazi ve gazi yakınımız kura ile kamu kuruluşlarına yerleştirilecek." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın peşinden millete seslendi.

Toplantıda, sağlıktan güvenliğe, sanayiden tarıma ve ihracata kadar pek çok konunun ele alındığını belirten Erdoğan, "Bir sonraki toplantımızı kabinemizin ikinci yılını tamamlamış olarak yapacağız. Türkiye'nin yeni yönetim sistemindeki ikinci yılı vasıtasıyla kapsamlı bir değerlendirmeyi bir sonraki kabine toplantımızın ardından inşallah milletimizle paylaşacağız. Mart ayından bu yana hep olduğu gibi bugünkü toplantımızın da öncelikli gündemi koronavirüs salgını ve sonuçlarıydı. Dünyada salgınla en başarıya ulaşmış mücadeleyi vermiş ülkelerden biri olarak kazanımlarımıza sıkı sıkıya haiz çıkmakta kararlıyız." ifadelerini kullandı.

Koronavirüsle mücadele konusunda tedbiri elden bırakmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilhassa baş harflerinden ilhamla "TAMAM" diye anlatım ettikleri temizlik, maske ve mesafe kriterlerinden kesinlikle taviz vermediklerini söyledi.

Söz konusu ilkelere riayet edildiği seviyede Türkiye'nin salgından uzak tutulacağını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Amacımız vaka sayısını da vefat sayısını da sıfıra en yakın yada sıfır noktasına çekebilmektedir. Ülkemizi risk grubundan uzaklaştırmakta kararlıyız. Normalleşme takvimi çerçevesinde birkaç alan haricinde tüm sektörlerde hizmet ve üretim süreçlerinin önünü açtık. Salgın döneminde esnaf ve sanatkardan çiftçiye, sanayiciden ihracatçıya kadar her kesimi verdiğimiz desteklerle ayakta tuttuk. Nakdi yardımlardan vergi ertelemeleri ve kredilere kadar devletimizin tüm imkanlarını milletimizin emrine vermiş buluyoruz. Böylece içinden geçtiğimiz mucizevi dönemin sıkıntılarını hepimiz için en aza indirmeye çalıştık.

Salgın tedbirleri kapsamında faaliyetlerine ara veren işletmeler, peyderpey tekrar çalışmaya başladı. Ekonomik faaliyetlerde adım adım mart ayındaki seviyeye yaklaşıldığını görüyoruz. Milletimize ve özellikle de reel sektöre verdiğimiz destekleri önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz."

Devlet korumasındaki 926 genç ile 274 şehit yakını, gazi ve gazi yakını yarın işe başlıyor

İlerleyen günlerde devreye alacakları birtakım hususları da açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yarın 926 devlet korumasındaki gencimiz ile 274 şehit yakınımız, gazi ve gazi yakınımız kura ile amme kuruluşlarına yerleştirilecek. Sonuçlar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın internet sayfasında açıklanacaktır. Hak sahiplerine yeni işleri şimdiden hayırlı olsun." dedi.

Sosyal Koruma Kalkanı adı altında hanelere 6 milyar liranın üzerinde nakdi yardım yaptıklarını belirten Erdoğan, bunun yanında kısa emek verme ödeneği nakdi ücret desteği işsizlik ödeneği benzer biçimde başlıklar altında 18 milyar liraya yakın bir kaynağı milletin hizmetine sunduklarını anlatım etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kısa Çalışma Ödeneği'nden faydalanma süresini 1 ay daha uzatıyoruz. Bununla bağlantılı, nakdi ücret desteği de 1 ay daha devam edecek. Bununla bağlantılı olarak iş feshi sınırlaması ve dolayısıyla nakdi ücret desteği de 1 ay daha devam edecektir." diye konuştu.

Gençlere yeni ve kuvvetli fırsatlar sağlamak, gelişimlerini ve hayata katılımlarını desteklemek için devamlı kişisel inkişaf temalı bir proje çağrısına çıkacaklarını söyleyen Erdoğan, sivil camia kuruluşlarını hedef alan, 35 milyon lira bütçeli bu çağrıların gönüllülükten iletişime, spordan kültür ve sanat faaliyetlerine kadar 8 ayrı başlıkta toplandığını aktardı.

Proje başvurularının Gençlik ve Spor Bakanlığının web sitesi üstünden 1 Temmuz'dan itibaren başlayacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları belirtti:

"Son dönemde koronavirüs salgınından en fazlaca etkilenen ülkelerden biri de komşumuz Irak'tır. Irak'ta yaşayan Türkmenler başta olmak üzere Iraklı kardeşlerimize yönelik bir yardım paketini yarın yola çıkartıyoruz. Bu pakette maskeden tuluma, teneffüs cihazından ilaca kadar istila döneminde gereken her türlü malzeme vardır. Böylece Türkiye, bu tavrıyla bir defa daha komşularının, dostlarının, kardeşlerinin yanında olduğunu göstermiş olacaktır. Tabii ancak bizim salgınla mücadeleyi başarıya ulaştırmamız yetmiyor. Yakın çevremizden başlayarak güçlü toplumsal, ekonomik ve ticari ilişkilerimizin olduğu ülkelerin de aynı başarıyı yakalaması gerekiyor. Küresel tabloya baktığımızda Türkiye'nin de arasında bulunduğu Avrupa coğrafyasında istila önemli ölçüde kontrol altına alınmış gözüküyor. Buna karşılık Güney ve Kuzey ABD ile Asya'da salgın bütün hızıyla sürüyor. Dünya 10 milyonu aşkın vaka ve 500 bini aşkın ölüm sayısı ile bu istila karşısında tarihi bir sınav veriyor. Salgının sürmesi, ülke olarak bizim önümüzü görmemizi de zorlaştırıyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan alınan önemli kararları bir bir açıkladı
Türkiye'nin salgın sürecini başarıyla yönettiğini belirten Erdoğan, "İçerideki ve dışarıdaki ortak kanaat Türkiye'nin istila sonrası yine şekillenecek dünyanın star ülkelerinden biri olacağı yönündedir." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin esenlik alanındaki altyapısının ve Genel Sağlık Sigortası Sisteminin gücünün tartışılmaz düzeyde olduğunu vurgulayan Erdoğan, en zorlu şartlarda dahi pek fazlaca sektörde çarkları döndürmeye devam ettirmelerinin Türkiye'nin üretim enerjisini dünyaya ispatladığını söyledi.

Güvenlik alanında attıkları adımların Türkiye'nin yöresel ve küresel bir güç olma kararlılığının altının dolu olduğunu herkese gösterdiğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Gelişmiş ülkelerin dahi çaresiz kaldıkları her mevzuda Türkiye, kendi kendine yeterli olmanın ötesinde bütün dostları için umut kapısı haline geldi. Salgın döneminde hizmete aldığımız hastaneler, barajlar, sulama tesisleri, ulus bahçeleri, ulaşım yatırımları benzer biçimde eserler, 'durmak yok yola devam' sözümüzü ete kemiğe büründürdü. Bu senenin ilk 5 ayında Organize Sanayi Bölgelerimizde 520 yeni fabrikanın faaliyete geçmesi dahi başlı başına bir iftihar vesilesidir. Özel sektörün talep etmiş olduğu 110 bin yeni istihdamı öngören 67 milyar liralık Yatırım Teşvik Belgesi de bir diğer mühim göstergedir. Özellikle önümüzde potansiyelimizi en üst düzeyde kullanabileceğimiz, hedeflere hızla ilerleyebileceğimiz bir yol olduğuna inanıyoruz. Ülkemizin bu fırsatı değerlendirebilmesi için gece gündüz çalışacak ve hedeflere ulaşacağız."

Bu süreçte vatandaşlardan kurallara uyarak, işlerine, üretimlerine, ülkelerine haiz çıkıp kendilerine yardımcı olmalarını isteyen Erdoğan, görevli ve gayretli tavırlarıyla Türkiye'nin büyüme, kalkınma ve güçlenme mücadelesine katkı sağlayan her insana şükranlarını sundu.

"Ülke ve millet düşmanlarına fırsat vermedik"

Erdoğan, Türkiye'nin potansiyeli kadar maruz kalmış olduğu saldırıların büyüklüğüyle de maruf bir ülke olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Özellikle atılım dönemlerimizde bu reel oldukça daha bariz biçimde karşımıza çıkıyor. Sadece son 7 yılda yaşadıklarımızı şu şekilde bir gözümüzün önünden geçirdiğimizde, önümüze çıkan resim bu tespitin ne kadar haklı bulunduğunu ispatlamaya yetecektir. Milli gelirimizi trilyon dolar sınırına getirdiğimiz 2013'ten başlayarak demokrasimize ve kalkınmamıza meydana getirilen her saldırı aynı stratejinin bir parçasıydı. Amaç, Türkiye'nin önünü kesmek, ülkemize diz çöktürmek, milletimizi bölmek ve devletimizi zayıflatmaktı. Allah'ın yardımı ve milletimizin kuvvetli duruşu sayesinde bunu başaramadılar. Fakat saldırmaktan da hiç vazgeçmediler. Her başarısızlıklarında cepheyi birazcık daha genişlettiler. Sokakları karıştıramayınca yargı-emniyet darbesiyle devleti içeriden çökertmeyi denediler. Milletimizin basireti sayesinde devleti nüzul edemeyince terör örgütlerini kullanarak direkt insanımızın yaşamına kastettiler. Buradan da istediklerini elde edemeyince ordu içindeki hainleri harekete geçirip darbeye kalkıştılar. Milletimiz destansı bir direnişle darbe girişimini de sonuçsuz bırakınca sınırlarımıza dayandılar. Güvenlik güçlerimizin kahramanca mücadelesi sayesinde yeniden hüsrana uğrayınca ekonomimize tuzak kurdular. Aldığımız tedbirlerle bu tuzağı da bozduk. Salgın döneminde dahi boş durmadılar. Asılsız haberler ve provokasyonlarla halkı kışkırtmaya çalıştılar. Hamdolsun bu dönemi de alnımızın akıyla geride bırakarak ülke ve ulus düşmanlarına fırsat vermedik. 15 Temmuz gecesi milletimiz tarafından kurulan Cumhur İttifakı Türkiye'nin bu kritik döneminde halkımızın sesi, sağduyusu ve vicdanı olarak tarihi görevler ifa etmiştir. Bu vesileyle bir kez daha Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız MHP'ye ve Sayın Genel Başkanı Bahçeli'ye şükranlarımızı sunuyorum. Cumhur İttifakı, Türk siyasi dünyasına altın harflerle bir güç donanması ve dayanışma modeli olmuştur."

Milletvekili barolarla ilgili kanun teklifini yarın verecek

Ülkenin herhangi bir meselesini halletmek için harekete geçtiklerinde karşılarında yeni kesimleri bulduklarını belirten Erdoğan, "Yapıcı her türlü eleştiriye açık olduğumuzu söylememize karşın, hep toptancı bir reddiye ve düşmanlık duvarıyla karşılaşıyoruz. Halbuki bırakınız adım atılmasını, tartışılmasına dahi tahammül gösterilemeyen konuların tüm bunlar ülkemizin çözüm bekleyen kronik sorunlarıdır." diye konuştu.

Demokrasiye, hakkaniyete, hayattaki örneklere ve milletin beklentilerine aykırı uygulamaların sürmesini istemenin adının siyasette hak arayışı olamayacağını anlatım eden Erdoğan, konuşmasına şöyleki devam etti:

"Sayıca az olmalarına karşın sistemin zaaflarından istifadeyle köşeleri tutmuş, menfaatperestliklerini ideolojik söylemlerin ardına gizleyen bir kesimin ülkenin önünü daha çok tıkamasına daha fazla göz yummayacağız. Meydanı kendi minik hesapları için topluluğun menfaatini hiçe sayan muhterislere asla terk etmeyeceğiz. Bu tartışmaların son örneklerinden birini genel olarak meslek örgütleri, özellikle barolarla alakalı yapmayı planladığımız reform konusunda yaşıyoruz. Barolar başta olmak suretiyle meslek örgütlerinin sağlıksız yapıları, temsilde adaletsizlik yanında mensupları üzerinde faşizan uygulamalara varan sorunlar üretebiliyor. Bu hatası düzeltmek için gereken hazırlıkları yapmak yürütme olarak bizim, hukuki düzenlemeyi yapmak da yasama olarak Meclis'in asli görevidir. Daha demokratik, daha çoğulcu, temsil düzeyi yüksek bir baro yapısı oluşturmakta kararlıyız. Bunun için çoklu baro yönetimi üstünde duruyoruz. Milletvekili arkadaşlarımız bu konuyla ilgili kanun teklifini yarın sabah veriyorlar. İnşallah bu düzenlemeyi en kısa müddette hayata geçireceğiz."

Milletin, kendilerinden eksikleri tamamlamalarını, yanlışları düzeltmelerini ve hayallerini gerçekleştirmelerini beklediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu doğrultuda ne gerekiyorsa yapacaklarını vurguladı.

Erdoğan, sorumluluklarının vicdanlarına, ülkeye ve millete karşı olduğunun altını çizerek, bunun için attıkları her adımda milletin beklentilerini, ilgili tüm tarafların görüşlerini, fayda ve maliyet analizlerini göz önünde bulundurduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanlığında, partilerinde ve Meclis'te istişare mekanizmalarını etkin biçimde çalıştırdıklarını ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim kendimize nazaran doğru kabul ettiğimiz kimi hususlarda değişik ve haklı değerlendirmeler yapıldığını gördüğümüzde hiç yüksünmeden düzeltme yoluna gidiyoruz. Ülkenin ve milletin hayrına yürüttüğümüz çalışmalara katkı vermeye yanaşmayanlara ise ancak 'Gölge etmeyin başka ihsan istemez' diyoruz." diye konuştu.

"Reformları halletmeye devam edeceğiz"

Erdoğan, Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar hiçbir engelin, tuzağın ve oyunun kendilerini yollarından alıkoyamayacağını vurgulayarak, "Dünya ile birlikte yaşadığımız şu kritik dönemi en iyi biçimde değerlendirmek için durmadan, duraksamadan reformları hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bu çerçevede kimi Cumhurbaşkanlığında, kimi AK Parti Genel Merkezi'nde kimi Meclis grubumuzda süren emek harcamaları peyderpey milletimizle paylaşıp, gereken adımları atacağız. Büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşana kadar mücadeleyi bırakmayacağız." dedi.

Ülkeye hizmet etmeyi sürdürürlerken birilerinin yeniden sinsice ulusal ve içsel değerlere saldırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnsanlık tarihi boyunca, hep lanetlenmiş sapkınlıkları normalleştirerek özellikle genç dimağları zehirlemenin peşindeler. İnancımıza ve kültürümüze aykırı bu tür marjinal akımları destekleyenler, bizim gözümüzde aynı sapkınlığın ortaklarıdır. Halkın lanetlediği ve tavır almış olduğu hiç bir yanlışın bu ülkede kök salma imkanı yoktur. Buradan milletimin bütün fertlerini, Rabb'imizin yasakladığı her türlü sapkınlığı sergileyenlere ve onları destekleyenlere karşı dikkatli olmaya, tavır almaya çayır ediyorum."

Erdoğan, Türkiye'nin, güvenliği ve ekonomisine yönelik tuzaklar yanında ulusal ve manevi yapısını hedef alan saldırılara karşı da mücadele edecek güce sahip olduğunu belirterek, "Akif o şekilde diyor; 'Ahlakın izmihlali ne müthiş izmihlal, ne ulus kurtulur zira, ne milliyet, ne istiklal'. Biz olaya böyle bakıyoruz ve Rabb'imden ülkemizi ve milletimizi bu tür sapkınlıkların yol açacağı sosyal ve beşeri felaketlerden muhafaza eylemesini niyaz ediyorum." gibi konuştu.

"Sağlık mevzusunda en küçük rehavete rıza göstermeyeceğiz"

Sağlığın, adamın kaybettikten sonra kıymetini bildiği nimetler arasında olduğuna işaret eden Recep Tayyip Erdoğan, şöyleki devam etti:

"Bunun için bilhassa salgın döneminde, sağlık mevzusunda en küçük bir rehavete rıza göstermeyeceğiz. Diğer yandan insanların hayatlarını sürdürebilmeleri için emekleri, üretmeleri kazanmaları gerektiği gerçeğini de asla gözden ırak tutmuyoruz. Salgının tırmandığı dönemde bütün adımlarımızı hiç bir maliyet hesabı yapmadan, sağlık merkezli olarak attık. Şimdi de ekonomi, üretim, istihdam odaklı bir anlayışla hareket ediyoruz. Özellikle milletimiz, işletmelerin faaliyetlerine ara vermesinden sokağa çıkma sınırlamalarına kadar, istila döneminde üstlerine düşen bütün fedakarlıkları yapmıştır. Bugün de kimi istisnai görüntülere rağmen çoğunluğun kurallara riayet ettiğini görüyoruz."

"Yüzde 4,5'lik gelişme performansı ekonomimizin gücünün en büyük ispatıdır"

Erdoğan, kendilerine düşenin, bir an önce üretimi ve istihdamı artırarak bu gayretlerin boşa gitmemesini sağlamak bulunduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Mayıs ayında başlamış olan normalleşme takvimini, haziran ayında büyük ölçüde tamamladık. Nitekim haziran ayıyla ilgili öncü veriler, ekonominin fazlaca güçlü bir toparlanma sürecinde bulunduğunu gösteriyor. Haziran ayı sektörel itimat endekslerinde yüzde 9 ile yüzde 33 içinde bir artış görülüyor. Tüketici itimat endeksi bu ay yüzde 5,2 artış ile son 14 ayın zirvesine çıktı. Reel kesim itimat endeksi de yüzde 15,7 artış ile 92,6 seviyelerine ulaştı. Ekonomik itimat endeksinde ise mayıs ayına nazaran yüzde 19 benzer biçimde büyük bir sıçrama yaşadık. İmalat endüstri kapasite kullanım oranında 3,4 puanlık artışla yüzde 66'lara gelindi. Ekonomik performansın en mühim göstergelerinden önde gelen organize endüstri bölgelerindeki elektrik kullanımı bu ay yüzde 26 arttı."

Yurt dışından da sevindirici haberler geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk ürünlerine talepteki artış gözle görülür bir hal aldı. Haziran ayının ilk 3 haftasında ihracatımız yüzde 25 artış gösterdi." dedi.

Erdoğan, turizm sezonunun en azından bir kısmını kurtarmak için yoğun gayret gösterdiklerinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Çok yakında bu alanda da sevindirici haberler bekliyoruz. Elbette kayıplarımızı hemen hemen tamamen geri alabilmiş değiliz. Altını çizerek anlatım etmek istiyorum; Sadece bizim salgının üstesinden gelmemiz yetmiyor. İş yaptığımız ülkelerin de normal düzene dönmeleri gerekiyor. Önemli olan yaklaşan yeni döneme hazırlıklı olmaktır. Gerçekçi bir değerlendirmeyle kendimize baktığımızda, bu konuda hem hazırlıklı hem de avantajlı olduğumuzu görüyoruz. Ülkemizin potansiyeline ve büyüklüğüne inanıyoruz. Milletimizin azmine ve gayretine güveniyoruz. Hedeflerimize sıkı sıkıya bağlıyız. Türkiye'yi demokrasi ve ekonomide dünyanın en büyükleri arasına sokmakta kararlıyız. Bozguncuları, fitnecileri, fesatçıları kendi husumet çukurlarında çırpınmaya terk ederek, 83 milyon hep beraber çarpan yüreğimizle geleceğimize umutla bakmayı sürdüreceğiz."

TAKİP ET   Google News Abone Ol



Bir Yorum Yaz