admatic mobil pc 

Akciğerleri Tanınmaz Hale Geliyor ! Koronavirüs'den Hayatını Kaybeden Hastaların otopsi'si gözleri korkuttu


Koronavirüs salgının en sert geçtiği ülkelerden İtalya'da, 40 güne kadar yoğun bakımda kaldıktan sonrasında hayatlarını kaybeden COVID-19 hastalarının akciğerlerini inceleyen bilim insanları, ciğerlerin yapısının tamamen bozulduğunu ve tanınmaz hale geldiğini gözlemledi.
Akciğerleri Tanınmaz Hale Geliyor ! Koronavirüs'den Hayatını Kaybeden Hastaların otopsi'si gözleri korkuttu

SARS-CoV-2 virüsünün niçin olduğu bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı olan COVID-19, enfekte olduğu hastaların akciğerlerinde fazlaca ciddi hasarlara niçin olabiliyor. Enfeksiyondan muzdarip olan bir çok kişi, hafif ila orta düzeyde semptomlar gösterip hususi bir tedaviye ihtiyaç duymadan iyileşiyor, ancak yaşlı ve kronik hastalığa sahip kişilerde hastalığın seyri fazlaca sert oluyor.

Independent Türkçe’nin haberine gore bilim insanları, İtalya'da 40 güne kadar yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatlarını kaybeden hastaların akciğerlerini ve diğer organlarını inceledi. Elde edilen bulguları, pazartesi günü İngiliz Parlamentosu’nun Bilim ve Teknoloji Komitesi'ne sunan King's College London'dan Prof. Dr. Mauro Giacca, COVID-19’un akciğerlere tanınmayacak düzeyde zarar verdiğini söyledi.

"Yaptığımız otopsilerde yapısı tamamen bozulmuş akciğerlere ve füzyona uğramış hücrelerle karşılaştık"

Yaptıkları otopsilerde yapısı tamamen bozulmuş akciğerlere ve virüs yoğunluğu yüksek olan, füzyona uğramış hücrelerle karşılaştıklarını belirten Prof. Dr. Giacca, “Çok büyük trombozlar (kanın pıhtılaşması) görüyorsunuz. Akciğer yapısında tam bir bozulma mevcut. Öyle ki birtakım açılardan bunların bir zamanlar akciğer bulunduğunu bile anlayamazsınız. Dünya genelinde otopsi yapılmadığı için bu bilgiler literatürde büyük seviyede eksik" ifadelerini kullandı.

“Füzyona uğrayan oldukça sayıda ve fazlaca büyük hücreler var. Bu hücreler virüs açısından pozitif ve 10, 15 çekirdekli hale gelmiş” diyen Prof. Dr. Giacca, bun durumun COVID-19’un benzersiz patolojisini açıkladığına inandıklarını söyledi. Yeni tip koronavirüsün tedaviye oldukça zor cevap verdiğini belirten Prof. Dr. Giacca, antiviral tedavinin hastalığın erken evrelerinde işe yarayabileceğini, sadece COVID-19 hastaları için deva bulunma ihtimalinin düşük olduğunu laflarına ekledi.

"COVID-19 hastaları için deva bulunma ihtimali oldukça düşük"

İngiliz hükümetinin koronavirüsle mücadele komitesinde çalışan, Oxford Üniversitesi'nden tıp profesörü Sör John Bell ise “Karantina önlemlerinin büyük seviyede gevşetildiğini, artık yeniden hareket etmeye başladığımızı ve epey hızla azaldığı halde hala toplumumuzda hala kayda kıymet seviyelerde enfeksiyon görüldüğünü düşünürsek, ikinci dalgadan kaçınabilmemiz beni fazlaca şaşırtır” dedi.

Öte yandan Prof. Dr. Bell, Oxford Üniversitesi'nin üstünde çalıştığı COVID-19 aşısının ek deneylerinin Afrika'da yapılacağını açıkladı. Kıtanın, Avrupa ve Amerika'dakine benzer olay ve ölüm sayılarına hemen hemen ulaşmadığını ifade eden bilim insanı, Afrika'nın en yüksek enfeksiyon seviyesine muhtemelen temmuz ayında ulaşacağını dile getirdi.

 

Oxford Üniversitesi tarafınca geliştirilen koronavirüs aşısının, sonbaharda hazır olması bekleniyor. Bunun haricinde, şu an itibarıyla dünya genelinde geliştirilmekte olan en az 134 farklı COVID-19 aşısı daha bulunuyor, ancak bunların en az 125'i hala birinci aşamada. Kısacası kullanılabilir olmaktan oldukca uzakta.

TAKİP ET   Google News Abone Ol



Bir Yorum Yaz