admatic mobil pc 

Adana'da polis kurşunuyla hayatını kaybeden mülteci "Ali El Hemdan" 19 yaşında olduğu ortaya çıktı!


Adana’da polis tarafınca vurulan Suriyeli Ali El Hemdan’ın (19) kendi yaş grubuna konan sokağa çıkma yasağından dolayı ceza almamak için kaçtığı ve bir tekstil işçisi olduğu ortaya çıktı.
Adana'da polis kurşunuyla hayatını kaybeden mülteci "Ali El Hemdan" 19 yaşında olduğu ortaya çıktı!

Adana’da, sokağa çıkma kısıtlamaları kapsamında yapılan polis kontrolü sırasında, dur ihtarına uymadığı için yaralanan sığınmacı gencin Suriyeli bir işçi olduğu ortaya çıktı. Polis kurşunuyla canını veren Ali El Hemdan’ın 7 senedir Adana’da olduğu ve 6 senedir overlok işçisi olduğu öğrenildi. Vurulma olayını gazetemize anlatan adabı muaşeret tanığı Suriyeli Hasan H. A., yaralanan gencin bir süredir işsiz bulunduğunu ve polis kontrolü ile karşılaşınca ceza almamak için kaçtığını söyledi. Zira 20 yaş ve altındakiler için sokağa çıkma yasağı yürürlükteydi. Polis kurşunu ile yaşamını kaybeden gencin geçici koruma kimliğinin de yanında olmadığı öne sürüldü. Suriyeli sığınmacı Ali El Hemdan’ın vurulduğu Sucuzade Mahallesi, bununla beraber tekstil işçilerinin yoğun yaşamış olduğu bir mahalle.

TUGAY BEK: DELİLLERİN KARARTILMAMASI İÇİN SORUMLU POLİSLER TUTUKLANMALI

Ali El Hemdan’ın vurulmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Av. Tugay Bek, “Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi beraber değerlendirildiğinde yaşama hakkını korumak için devlet her türlü önlemi almak yükümlülüğündedir; polise silah kullanma yetkisi ancak zorunlu durumlarda verilebilir ve tabanca kullanabilmek için yetkililerin silah kullanma haricinde başka olanaklarının kalmaması gerekir” dedi. Polis Vasife ve Selahiyetleri Kanuna nazaran de polisin kişileri ve araçları; bir kabahat yada kabahatin işlenmesini önlemek, suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek, ile alakalı yakalama emri ya da zorla getirme sonucu verilmiş kişileri tespit etmek, kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut yada muhtemel bir tehlikeyi önlemek amacıyla durdurabileceğini ifade eden Bek, “Polis, direnişi kırmak ya da yakalamak amacıyla zor yada tabanca kullanma yetkisini kullanırken, kendisine karşı silahla saldırıya girişim edilmesi halinde, silahla saldırıya kalkışan kişiye karşı taarruz tehlikesini yansız kılacak ölçüde  silahla ateş edebilir. Polis, tabanca kullanmadan önce, kişiye duyabileceği biçimde ‘dur’ çağrısında bulunacak. Kişinin bu çağrıya uymayarak kaçmaya devam etmesi halinde, önce ihtar amacıyla silahla ateş edilebilecek. Buna rağmen kaçmakta ısrar etmesi ve ele geçirilmesinin mümkün olmaması halinde ise silahla ateş edilebilecek. Olayda bu şekilde bir durumu olmadığı anlaşılıyor. Öldürülen gencin dur ihtarına uymadığı yönünde bir iddia haricinde ayrıca ağır cezalık bir suça karıştığından yahut polise saldırıda bulunduğundan bahsedilmiyor. Kaçmış olması polise öldürme yetkisi vermeyecektir. Haberlerde polisin havaya ateş ettiğinden, sonra da evladı bacağından vurduğundan bahsediliyor. Ancak görüntü kayıtlarında ölen gencin  tek bir kurşunla kalbinden vurulduğu görülüyor” dedi. Benzer bir oldukca olayda suç işleyen polislerin korunduğunu ve cezasız kaldığını hatırlatan Bek, “Mesleki bir dayanışma ile deliller karartılıp vaka ört bas edilebiliyor. Polisin karıştığı suçlarda savcılığın bizzat soruşturmayı yürütmesi gerekir. Delillerin karartılmaması için görevli polislerin derhal tutuklaması gerekmektedir” dedi.

ADANA BAROSU: POLİS ZOR KULLANAN DEĞİL KORUYAN OLMALI

"Kanun; polisin vazife ve sorumluluklarını net bir biçimde tanımlamıştır" diyen Adana Barosu Başkanı Veli Küçük de polisin, her koşulda zor ve silah kullanan değil, aksine koruyup, gözeten olması gerektiğini vurguladı.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Olay sonrası süratli bir biçimde müessir işlemler ile açığa alma, yönetimsel soruşturma, adli tahkikat ve verilen tutuklama kararı doğru ve yerindedir. Hiçbir devlette toplumun güvenliğini, huzurunu ve yurttaşların haklarını, özgürlüklerini korumakla sorumlu kolluğa ölçüyü ve zorunluluk halini aşan güç ve tabanca kullanması kabul edilemeyecektir. 2020/23030 sayılı tahkikat dosyasının ve sürecin sonuna kadar takip edeni olacağımızın bilinmesini istiyoruz. Hayatını kaybeden gencimize Allah’tan rahmet, kederi ailesine sabır diliyorum.”

ÇHD: OLAYIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

Çağdaş Hukukçular Derneği Adana Şubesi, Ali El Hemdan’ın polis tarafınca vurularak öldürülmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Ali, sokağa çıkma yasağı kapsamında engelleme altında olan 20 yaş altı grubundan olduğu için, polis kontrolünü görmüş olduğu sırada adli para cezasından korkmuş olduğu için ara sokağa girerek koşmaya adım atmıştır denilen açıklamada şöyle: “İlk haberlere göre dur ihtarına uymadığı için bacağından vurulmuş olduğu belirtilmişse de görüntülerden anlaşıldığı suretiyle göğsünden vurulmuştur. Polisin olayda tabanca kullanma yetkisinin sınırlarına uymadığı anlaşılmaktadır. Görüntü kayıtlarında ölen gencin tek bir kurşunla kalbinden vurulmuş olduğu görülüyor. Benzer birçok olayda suç işleyen polislerin korunduğunu ve cezasız kaldığını görüyoruz. Mesleki bir dayanışma ile delilerin karartılıp vaka örtbas edilebilmektedir. 19 yaşındaki Ali’nin ölümünden üzüntümüzü bildirir, soruşturmanın takip edeni olacağımızı kamuoyuna duyururuz.

EMEK GENÇLİĞİ: İKTİDARIN POLİTİKALARI CAN ALIYOR

19 yaşındaki Hemdan için Adana Emek Gençliği de izahat yaptı. Emek Gençliği “Genç işçi kardeşimiz Ali’nin ölümüne kadar gelişen süreçte sorumluluk sömürüden vazgeçmemek için iktidarın genç işçileri salgın sürecinde canları pahasına çalışmaya zorlayan politikalarıdır” dedi.

“Suriyeli emekçileri mülteci statüsü bile tanımadan kayıt dışı olarak güvencesiz koşullarda çalışmaya mahkum edenler yaşanmış olan cinayetin sorumlularıdır” denilen açıklama şu sözlerle sonlandırdı:

“Emek Gençliği olarak genç işçi kardeşimiz Ali’nin ailesine baş sağlığı diliyor, sürecin takipçisi olacağımızı bildiriyor ve çağrımızı yineliyoruz: Bütün emekçiler benzer biçimde genç işçilerin yaşamını da hiçe sayanlara karşı geleceğimiz için birleşelim, savaşım edelim, hesap soralım! Sanmasınlar ki sahipsiziz! İş cinayetlerinde öldürülen, polis kurşunu ile can veren, emeği sömürülen tüm genç işçilerin hesabını sormak için, insanca bir ömür mücadelemizi büyütelim!”

NE OLMUŞTU?

Adana'nın Seyhan ilçesine bağlı Sucuzade Mahallesinde çalışan Ali El Hemdan, dur ihtarına uymadığı iddiasıyla polis tarafından vurulmuştu. Polisin uygulama yaptığını kabul eden Ali El Hemdan'ın ara sokağa girip koşmaya başladığı, bunun üzerine polisin Hemdan’ın üstüne ateş açmış olduğu belirtilmişti. Çok sayıda haber ajansı Hemdan'ın bacağından vurularak yakalandığını belirtmiş; ancak sonradan ortaya çıkan görüntülerde Hemdan'ın göğsünden vurulduğu anlaşılmıştı.

TAKİP ET   Google News Abone Ol



Bir Yorum Yaz